|
Ziya MUTLU, Dr. Sabahaddin ÜNAL Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Tel 0312 3431050/1133 Fiğler hayvanların kuru ve yeşil ot olarak severek tükettiği ince gövdeli bol yapraklı tek yıllık baklagil yem bitkileridir. Tanelerindeki protein oranının yüksek olması, yeşil gübre olarak kullanılması, toprak verimliliğini artırması, kıraç şartlarda nadasa girebilmesi önemli özellikleri arasında sayılabilir. Sulanan alanlarda da iyi bir münavebe bitkisidir, saf olarak yetiştirilebildiği gibi buğday, arpa, yulaf veya tritikale ile karışım halinde de ekilmektedir. Toprak verimliliğini artırması yanında erozyonu da önlerler.
Yaygın fiğ Tek yıllık baklagil yem bitkileri içerisinde ilk akla gelendir. Ekim alanlarının yarıdan çoğu İç Anadolu ve Geçit Bölgelerinde bulunmaktadır. Resim.5. Çiçeklenme dönemindeki yaygın fiğ İklim ve Toprak İstekleri Genel olarak yıllık yağışı 300-500 mm olan yarı - kurak bölgeler, fiğin doğal yetişme alanlarıdır. Ancak fiğ nemli ve serin yerlerde iyi gelişir ve özellikle ot verimi yüksek olur. Kurağa oldukça dayanıklıdır. Çok kurak geçen yıllarda ot ve tohum verimi çok düşer. Kışın – 8 o C ‘ye kadar dayanabilen bitkinin fideleri sıfır derecenin altındaki sıcaklıklarda zarar görürler. Soğuğa fazla dayanıklı olmadığından her bölgede kışlık olarak ekilemez. Ancak, enstitümüz tarafından 2008 yılında Ankara Moru-08, Zemheri-08 ve Ayaz-08 adlarıyla tescil ettirilen üç adet yaygın fiğ çeşidi kar örtüsü olmadan daha düşük sıcaklıklarda (-15 oC’ye kadar soğuklarda) zarar görmeden kışı geçirebildikleri gözlemlenmiştir. Bu çeşitler, kışı ılıman geçen bölgelerde kışlık olarak ekilebilir. Yaygın fiğin toprak seçiciliği yoktur. Bu nedenle her toprakta yetişebilir. Ancak derin, kalkerli, killi ve verimli topraklarda yüksek verim alınır. Kumlu hafif topraklarda iyi yetişmez. Bu alanlarda ancak çok iyi gübreleme ile tatmin edici bir verim alınabilir. Toprak Hazırlığı Ekim zamanına göre toprak hazırlığı değişmektedir. İlkbaharda ekim yapılacaksa sonbaharda derin sürüm yapılmalı, ilkbaharda da ekim öncesi toprak hafif bir şekilde sürülerek yabancı otlar öldürülmelidir. Buğday veya pamuktan sonra ekim yapılacaksa bitki sap ve artıkları diskaro ile parçalanıp toprağa gömülmelidir. Daha sonra tarla yüzeyi değişik aletlerle iyice ufalanmalıdır. Hafif bünyeli ve temiz tarlalarda ise fazla toprak işlemesi yapılmadan ekim yapılabilir. Ekim Kıyı bölgelerde sonbaharda, kışı sert geçen bölgelerde ise ilkbaharda mümkün olduğu kadar erken, ağır topraklarda 3-4 cm, hafif topraklarda ise 6-7 cm derinliğinde ekim yapılmalıdır. Ekim sonrası tarlaya merdane çekilmelidir. Serpme veya mibzerle kolaylıkla ekilebilmektedir. Serpme ekimde tohum kaybı olmakta, ekim derinliği ayarlanamamakta ve çıkış düzenli olmamaktadır. Bu nedenle mibzerle ekim tercih edilmelidir. Dekara atılacak tohum miktarı bölgelere bağlı olarak; • Ot üretimi için 10-12 kg/da, tohum üretimi için ise 8-10 kg/da, • Serpme ekimde yukarıdaki tohum miktarları dekara 2-3 kg daha fazla, • Sıra arası ot için 15-40 cm, tohum üretimi için 30-50 cm olmalıdır. Gübreleme Yurdumuz topraklarında, fiğ köklerinde yumrucuk oluşturan bakteriler bol miktarda bulunduğundan aşılama yapılmasına gerek yoktur. Eğer uzun yıllar fiğ ve bezelye yetiştirilmeyen tarlaya ekim yapılacaksa tohumlar bakteri kültürü ile aşılanmalıdır. Köklerinde yumrucuklar oluşan bitkiler azotlu gübreye ihtiyaç duymazlar. Kıyı bölgelerimizde ekimle birlikte 1-3 kg/da azot vermek yeterlidir. Yağışlı bölgelerde bitki besin maddelerince fakir topraklarda fosforlu gübreleme verimi artırır. Ancak kıraçta fosforlu gübreleme verimi fazla etkilememektedir. Sadece fosforca fakir ve sulanabilen alanlarda 8-10 kg/da fosfor verilmelidir. Ara ürün veya ikinci ürün olarak ekiliyorsa gübre miktarı düşürülebilir. Ana bitkiye bol gübre verilmişse fiğe gübre atılmayabilir. Bakım İlk gelişme döneminde yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır. Tohum üretiminde mutlaka sıraya ekim yapılması gereklidir. Resim.7. Yaygın fiğ tohumluk üretim tarlası Zararlılarla Mücadele Fiğ zararlıları içerisinde en önemlisi baklagil tohum böceği (Bruchus)'dir. Erginleri çiçek veya erken meyve dönemlerinde bitki üzerine yumurtalarını bırakırlar. Daha sonra çıkan larvaları bitki tohumları ile beslenirler. Bu nedenle tarlada ilaçla mücadele yapılmalıdır. Buna ilaveten depolama esnasında da tohum ilaçlaması uygulanmalıdır. Hasat ve Harman Kurak bölgelerde yaygın fiğden dekara 750-1000 kg yeşil ot ve 200-250 kg kuru ot, sulanan yerlerde ve kıyı şeridinde ise dekardan 2-3 ton yeşil ot, 500-750 kg kuru ot alınabilir. Kurak şartlarda dekardan 80-100 kg tane ürünü alınır. Verimli tarlalarda ve yağışlı yıllarda bu verim 150 kg'a kadar ulaşabilir. Yeni tescil edilen yaygın fiğler, kışlık olarak ekildiğinde 110-150 kg. tane ürünü vermektedirler. Sulanan yerlerde ve kıyı bölgelerimizde verim 150-300 kg'a kadar çıkabilir. Hasat sonucunda tane ürünü kadar fiğ samanı elde edilir. Ot için hasat zamanı: Ot için en uygun biçim zamanı, toprağa yakın birkaç baklanın tam şeklini aldığı ve tohumların dolduğu dönemdir. Bu dönemde hem ot verimi hem de kalitesi yüksektir. Fiğin otu ince saplı olduğundan kuruması kolaydır. Taşıma esnasında yaprak dökülmesi sonucu meydana gelen kayıplara dikkat edilmelidir. Tohum için hasat zamanı: Alttaki baklaların kahverengi renk alıp açılmaya hazır oldukları devrede tohum hasadı yapılmalıdır. Kurak bölgelerde hasat gecikirse büyük tohum kaybı olur. Baklaları kolayca çatlayan çeşitlerde bitkinin alt tarafındaki 3-4 bakla tümüyle sarardığı zaman biçilerek veya elle yolunarak tohum hasadı yapılmalıdır. Devir sayısı düşürülmüş harman makinesi ile harmanlanır. Baklaları daha az çatlayan çeşitlerde ise hasat biraz daha geciktirilebilir. Hasat, sabahın erken ve nemli saatlerinde yapılırsa tane kaybı azalır. Bitki, yere yatık büyüdüğü için biçerdöverler ile doğrudan hasadı oldukça güçtür. Ancak meyilli olmayan düzgün tarlalarda biçerdöver tablası aşağı indirilerek doğrudan hasat edilebilir. Hasat ele veya tırpanla biçilerek yapılır. Fiğ tohumluğu kuru ve temiz bir yerde saklanmalıdır.
|