Diğer İlgili Başlıklar
| DİĞER İLGİLİ BAŞLIKLAR |
| Geliştirilen Üretim Teknikleri |
|
Enstitümüz tarafından geliştirilen çeşitlerin ülke ekonomisine katkıları artarak devam etmektedir. İç Anadolu ve Geçit Bölgelerinde geniş alanlarda, Doğu Anadolu’nun bir bölümünde ekilen ekmeklik buğday çeşitleri verimde önemli artışlar sağlamıştır. Bölgede ekilen diğer çeşitlere göre verimleri %20- %25 daha fazladır. Gün-91 çeşidi Ekmeklik Buğday Ekim Alanlarının % 5’ini oluşturmakta, yaklaşık 976.800 ton üretim ile yılda 400 milyon TL ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. İkizce-96 çeşidinin payı %2, üretimi yaklaşık 300.000 ton ve katkısı 150 milyon TL, Bayraktar-2000 çeşidinin payı %1, üretimi yaklaşık 250.000 ton ve katkısı 92 milyon TL, Demir-2000 çeşidinin ise payı %1, üretimi yaklaşık 261.000 ton ve ülke ekonomisine katkısı 101 milyon TL’dir. Tosunbey yeni bir çeşit olup, henüz tohumluk üretim aşamasında olmasına rağmen üretici tarafından ekimi yapılmaya başlamıştır. Önümüzdeki yıllarda geniş alanlara yayılacağı tahmin edilmektedir.
Enstitümüzce geliştirilen Makarnalık Buğday çeşitlerinin ekiliş alanı İç Anadolu ve Geçit Bölgesindeki makarnalık buğday ekim alanlarının %80’nine ulaşmıştır, yılda yaklaşık 500.000 ton üretim artışı sağlamaktadır. Kızıltan-91 çeşidi Makarnalık Buğday Ekim Alanlarının % 26’sını oluşturmakta, yaklaşık 800.000 ton üretim ile ülke ekonomisine yılda 340 milyon TL katkıda bulunmaktadır. Ç-1252 çeşidinin payı ise % 24, üretimi yaklaşık 665.000 ton ve katkısı yılda 266 milyon TL’dir.
Enstitünün arpa çeşitleri diğer çeşitlere oranla %35-%40’lık verim üstünlüğüne sahiptir. Arpa Ekim Alanındaki payı %15,4 olan Bülbül-89 çeşidi, 1.463.000 ton üretim ile yıllık 414 milyon TL katkıda bulunmaktadır. Tarm-92 çeşidinin payı %57,7 seviyesinde, üretimi yaklaşık 5.510.000 ton ve katkısı 1.558 milyon TL, Aydanhanım çeşidinin payı %0,5, Üretimi yaklaşık 51.420 ton ve katkısı 10 milyon TL ve Çetin-2000 çeşidinin ise % 0.6, üretimi yaklaşık 57000 ton katkısı yılda 15 milyon TL seviyesindedir.
Nohut çeşitlerimizin, yerel çeşitlerden 50–89 kg/da verim farkı ile çiftçi gelirini %30–70 oranında artıracağı tahmin edilmektedir. Gökçe çeşidi Nohut Ekim Alanlarının % 15’inde yetiştirilmekte, 90.000 ton üretim ile ülke ekonomisine 99 milyon TL katkıda bulunmaktadır. Geliştirilen kışlık ve yazlık kırmızı ile yazlık yeşil mercimek çeşitleri henüz yayım aşamasındadır, İç Anadolu Bölgesi çiftçisinin karlı üretim yapmasına fırsat oluşturmaktadır.
Üretim ve pazarlama hakkı özel sektöre devredilen yem bitkisi çeşitlerimizin önümüzdeki yıllarda üretime yansımasıyla ekonomiye önemli katkısının olacağı tahmin edilmektedir. Tarm Beyazı-98 Macar fiği çeşidi yaklaşık 4000 ha’lık bir alanda üretilmektedir. Yoğun talep dikkate alındığında ekim alanının artması beklenmektedir.
Biyoteknoloji laboratuvarında buğdayın biyokimyasal ve moleküler düzeyde test edilen bazı yabani akrabaları varyasyon kaynağı olarak kullanılmak üzere ıslah programlarına alınmıştır. Gliadin, glutenin, hordein ve izoenzim analizleri yanında ıslah süresini kısaltmak amacıyla arpa ve buğday’da “doubled habloid” tekniklerinin kullanılması için gerekli alt-yapı oluşturulmuş ve faaliyete geçirilmiştir.
Türkiye’nin farklı bölgelerinden birçok kaynaktan, değişik özelliklere sahip farklı türlerde bitki genetik kaynakları toplanarak muhafaza altına alınmış ve karakterizasyonu yapılarak ıslah programlarına aktarılmıştır. “Tehdit Altındaki Türlerin Kendi Ekosistemlerinde Muhafazası” projesi kapsamında 1000 adet herbaryum toplanmıştır. Enstitü tarafından geliştirilen yetiştirme tekniği paketi ile tahıl-nadas sisteminde %50–60 oranında verim artışı ve gereğinden fazla kullanılan girdilerde önemli düşüşler sağlanmıştır. Kuru tarım alanlarında sıfır ve azaltılmış toprak işleme uygulamaları ile ülkemiz topraklarının en önemli sorunlarından olan erozyonda %90 oranında azalma beklenirken, üretim maliyetinde %60’lara varan düşüş sağlanacaktır. Kuru tarım alanları için sıfır ve azaltılmış toprak işleme uygulamaları çiftçi şartlarında sürdürülmektedir. Bu sistemde ekim nöbetinde yer alan tahıl, yemeklik ve yemlik tane baklagil çeşitlerinin verimlerinde azalma tespit edilmemiştir. Nadas-Tahıl Ekim nöbeti çalışmalarında yer alan bütün alternatif ürünler için ve Baklagil-Buğday ekim nöbeti sisteminde toprak hazırlığı, gübreleme, tohum miktarı gibi yetiştirme tekniği öğeleri araştırılmış ve sonuçlar İç Anadolu ve Geçit Bölgesi üreticilerine ulaştırılmıştır. Baklagillerde yabancı ot mücadelesi, tohum miktarı, ekim sıklığı ve ekim zamanını içeren yetiştirme tekniği paketi uygulamaya aktarılmıştır. Ayrıca, değişik ekim nöbeti sistemlerinde tahıllar ile ekim nöbetine girecek bazı tür ve çeşitler belirlenmiştir.
Bölge meralarında yapılan gübreleme ve dinlendirme çalışmaları, mera değişkenlerinden buğdaygil oranını önemli oranda arttırırken, boş alanların azalmasını ve kuru madde veriminin yükseltmesini sağlamıştır. Mera ıslah ve amenajman çalışmaları 2004 yılı itibariyle Ankara, Kırşehir, Nevşehir, Sivas, Çorum, Yozgat, Çankırı ve Kırıkkale illerinde 41 köyde yürütülmüştür. Faaliyetler çalışma ve eğitim toplantıları ile desteklenmektedir. Ankara ili Polatlı, Kalecik ve Çubuk ilçesine bağlı 14 köyde sosyo-ekonomik sörvey ve 7 köyde botanik sörveyler yapılmış ve meraların durumu belirlenerek, ıslah çalışmalarına başlanmıştır.
Son yıllar itibariyle buğday, arpa ve nohutta sırasıyla 54.962; 9700; 4400 hat/çeşit İç Anadolu Bölgesi için ekonomik anlamda önemli hastalıklara dayanıklılık bakımından test edilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda buğdayda pas (Puccinia spp.), sürme (Tilletia spp.) ve rastık (Ustilago tritici) hastalıklarına sırasıyla 389–67–97 hat/çeşit/; arpada yaprak lekesi (Rhynchosporium secalis) ve çizgili yaprak lekesi (Pyrenophora graminea) hastalığına sırasıyla 81 ve 95 hat/çeşit; nohut antraknozu (Ascochyta rabiei) hastalığına ise 2188 hat ve çeşidin uzun yıllar dayanıklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama teknolojisi ile çiftçi kayıt sisteminde kullanılmak üzere örnek bir tarımsal veri tabanı oluşturulmuştur. Buğday, pamuk ve zeytin gibi stratejik ürünlerin ekiliş alanları belirlenerek, tarımsal planlamada karar vericilere yardımcı olacak arazi kullanım sınıfları tanımlanmıştır. Uzaktan algılama ile deniz suyu kirliliği derecesinin ve alanlarının tespit edilmesi, kullanılan alanların uygunluğunun belirlenmesinde ve kaynakların optimum kullanılmasında yönlendirici olacaktır. Bu çalışmaların yanında kültür bitkilerinin yayılma alanlarının haritalanması da CBS ve UA teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. |
